Neler Yapıyor
Bu sayfadan hayatımdaki değişimleri, neler yaptığımı, ilgilenmeye başladığım işleri vs. konularda bilgiler vermeyi düşünüyorum.
İşlerimin yoğunluğundan fırsat buldukça bu sayfa içinde birşeyler karalamak istiyorum.karaladığım tüm yazılar tamamen keyfe keder yazılacak olup, eski tarihli olanlar sayfanın alt sıralarına doğru ilerleyecektir.
Bunu neden yapıyorsun diye soranlar için ise ; burası benim kişisel alanım istediğimi yaparım cevabını vermekten hiç çekinmem
biz 3 kişi takılırız.. ben, keyfim ve kahyası :=)
—————————————————————————
Tatilsel Mevzular…
uzun zaman olmuştu buraya yazmayalı işten güçten bi fırsat bulamadık ki arkadaş… o günden bu güne değişen ne var dersek ki ben derim motorumu sattım, hayatımda bi çok şeyi yoluna koydum, daha bi mutlu ve daha bi eğlenceli oldum
) ondan sonra bide tatile girdim..
1 haftalık senelik iznimde temmuz sıcağında yanan izmir’ den uzaklaşmak baya bi iyi geldi.. kuşadasına kaçtım bir kaç günlüğüne ve çok keyifliydi.hesaplı ve keyifli bir tatil yapmak isteyenlere kadınlar plajını tavsiye ederim. günlük 25-30 liraya çok şirin pansiyonlar bulunabiliyor hemde sezonun ortasında..
birkaç dakika sonra istanbul’ a gitmek üzere yola çıkıyorum ama içimde bir sıkıntı var. konusu açılmışken gidip dönmemek, dönüp bulmamak var..
gidip dönmemek ihtimaline karşı ise söyleyebileceklerim ;
bir elin parmağını geçmeyecek sayıda arkadaşım olan sevdiğim insanlar siz hakkınızı helal edin,
sevmediğim nefret ettiğim ve bunu alenen istem dışı gösterdiğim lanet insanlar ise zerre kadar umurumda değilsiniz ölürken bile
) canınız cehenneme ;
benimle ilgili hiçbir fikri olmayan, hani olaki ben öldükten sonra bu yazıyı okuyan insanlar için ise söylemek istediğim ;
hocam hayat cidden çok kısa ve her ne kadar sıkıcı ve yorucu görünsede aslında çok eğlenceli ve her anı değerlendirilmeye değer..
hayat ki ıskalamaya gelmez birisini seviyorsanız ve ona ulaşma şansınız var ise hiç düşünmeyin “seviyorum ulen” diye mesaj atın, sevgiliniz varsa süprizler yapın, çevrenizdeki gereksiz insanları ayıklayın hayatınızdan uzaklaştırın,
hayata karşı katı kurallarla yaşayın, taviz vermeyin, birisinin artık size zarar verdiğini düşünüyorsanız üzerini çizmekte tereddüt etmeyin..
unutmayın bir ömür hiçkimseyi sırtınızda taşımak zorunda değilsiniz…
buraya kadar yazdıklarımı okuyunca harbiden ölecekmişimde malum olmuş gibi hissettim
))
3 gün önce 5 gün sonra ne fark eder ki ? hepimiz ölmeyecek miyiz ? evet öleceğiz.. o zaman ölene kadar mutlu olalım ve en önemlisi bu ölene kadar olan hayatımıza birilerinin yön vermesine izin vermeden kendi seçimlerimizi yaşayalım.
hadi bakayım…
22.07.2010
—————————————————————————
Hayat Kadar Güzeldir Ölüm…
öğrenilmiş ama kabullenilemeyen tek gerçek olarak ölüm, gerçekliği gözönüne alındığında en az yaşamak kadar güzelleşiyor.. hayat çizgisinde varılabilecek son nokta olarak oraya ulaşmaktan önemli olan ise nasıl ulaşıldığı olsa gerek…
küçükken çok küçükken babamdan öğrendiğim birşey var ölüm üzerine “insanların yaşadıkları gibi ölecekleri” doğrultusunda.o yaşımda anlam verememiştim ve her şahit olduğum ölümde taşlar biraz daha yerine oturmuştu bu öğreti için.
sevdiği için bin defa ölümü göze alabiliyorken sevdiklerine ölümü yakıştıramıyoruz hiçbirimiz…
ben bu gün bir ölüme daha şahitlik ederken güzelir ölüm en az hayat kadar dedim ve yakıştırdım ölümü dedeme içim acısada…
ve bir ders daha çıkardım mekanının cennet olması için dua ederken ruhuna…
—————————————————————————
Çok Yorulmuşum Ben Ya…
bir süredir yazamadığımı fark ettim.Aslında bir süredir bir çok şeyi yapamadığımı fark ettim. ama çok şey öyle çok ki bir süredir yapmayı ihmal etmediğim tek şeyin çok çalışmak olduğunu fark ettim.
biraz tatil mi yapsak acaba ? gerçi yoğunluğumuzu atlattık artık rutin tempoya döndük nihayetinde.. rutin dediğime bakmayın en rutin tempomuz dahi tanıdığım bir çok arkadaşımın en yoğun çalışma dönemleri ile eşdeğerdir benim
son 1 hafta boyunca eve gelir gelmez uyuya kalıp gecenin bir vakti yada sabaha karşı uyanıp lan hani bu akşam dizi izleyecektin diye sorar şekilde buluyorum kendimi.
ya hadi hepsini geçtim artık bitti, bitiyor, bitecek diyorum da biten, geçen, giden tek şey zaman kısacası giden ömürden gidiyor yau..
ofise erken gideyim bu gün onur ile kahvaltı yapalım
))
21.05.2010 – 06:45
—————————————————————————
Muhteşem Bir Pazar Tatili Yapt(ık)…
Motorlarımız ve biz..
çok yakın arkadaşlarımdan birisinin evine gitmiştim dün akşam, biraz can sıkıntısı, biraz da bir süredir görüşemediğimiz gerekçesi ile.. aslında tam olarak planım da bu değildi.Kırmızı şeytanımla tur atıp sıkıntılarımı rüzgarın savurmasını düşünerek yola çıkıp, soluğu şahin’ in evinde aldım. :=)
şahin’ in eşi hadi yarın motorlarla efese gidelim gezelim tozalım dedi ve ani gelişen bu teklif bana ilaç gibi gelmişti :=) ben de en son tanıdığım ama bana en yakın olan arkadaşım Yıldız’ ı aradım ve 4 kişi yola koyulduk…
sonuç mu rüya gibi bir hafta sonu, kırmızı şeytanın performansı ve üzerindeki kıvrak hareketlerim son olarak yol üzerinde makasa aldığım onlarca araç
))
—————————————————————————
Bir Byte Daha Download Ettim Bu Gün Hayattan…
Bu gün canım yandı biraz ve annemi çok özledim.. Sokakta oynarken düşüp yaralanan küçük bir çocuk gibi koşup anneme sarılmak istedim bu gün.. (1)
Ben bu gün sarılmak istedim biraz ve o alay ettiğim “ISSIZ ADAM” filmi vardı ya final sahnesinde hayatının aşkını yitiren ve yıllar sonra onu evlenmiş olarak görünce koşup sıkı sıkı sarıldığı sahnedeki gibi sarılmak istedim sana bu gün.. (2)
Ben bu gün utandım kendimden biraz ve günah çıkarmak için kiliseye koşan dejenere edilmiş bir dinin mensubu gibi kisiye koşup af dilemek istedim bu gün…(3)
Ben bu gün hissettim biraz ve o alay ettiğim filmin kahramanı olacağımı düşünmeye başladım..
Ben bu gün korktum biraz ve korkumla yüzleşmek için bir adım daha attım hayata bu gün..
Ben bu gün fark ettim biraz ve yukarıda yazdığım hiçbirşeyi yapmadığımı (1), yapamayacağımı(2) ve yaptırmayacaklarını(3) bildiğim için yollarımızın ayrıldığı o gün kendi kendime ettiğim yeminimi tekrarladım bu gün…
Gelenin önünde eğilmeyeceğim gibi, gidenin arkasından da asla koşmayacağım…
Halen takip ediyorsan yazdıklarımı, hayat aracılığı ile upload etmek istediğim bir kaç bilgide var tabi ki…
Senden öncesini hiç yaşanmamış olarak saydığım gibi senden sonrasında da senin hatıralarına hep saygı duyarak yaşadığımı, senin gidişinle hayatımda hiç boşluk olmadığını ve bu nedenle yeni birilerinde mutluluğu aramadığımı, cinsel ve duygusal egolarımı tatmin etmek için dokunduğum her insandan nefret ettiğimi ve her defasında seni aldattığımı hissettiğimi, senden sonrasında ilk defa dokunuşlarından irkilmediğim, iğrenmediğim biri olduğunda da onun da benimle aynı pasifize acıları yaşadığını upload etmek istiyorum hayata 36.600 K dial-up modem ile …
seni ne yaşamak istiyor, nede yok etmek istiyorum… hard disk üzerindeki bad sektörler içerisinde kalmış zarar görmüş hayatımın aslında silinmeyecek olan en gerçekci verileri olarak hep kalmanı istiyorum…
senden sonra hayatımın veri merkezine yazılacak verilerin senden habersiz olacak olmasının tek sebebi senin bana öğrettiğin “aşk ve saygı” kavramından ötürüdür..
bilirsin ki beylik laflar etmek, tutulmayacak sözler vermek hiç tarzım değildir.. sana senden sonra kimse olmayacağını hiç bir zaman söylemedim fakat şimdi söylemek istediğim birşey daha var ki;
gelecek olan her kim olursa olsun ne sana benzeyecek, ne seninle karşılaştırılacak, ne de üzerine and içilmeyecektir…
önünde diz çöküp seni sevdiğimi söyledikten sonra beni sevdiğini söylemeni beklerken dizlerim öyle yoruldu ki ve peşinden öyle çok koşmuştum ki önünde diz çökebilmek için, ciğerimde biriktirdiğim tüm nefesimi o koşuda harcadım.. ben artık ne bir gelen önünde diz çökebilirim, ne de peşinden koşabilirim…
Son yeminimi de azrail’ in huzurunda şehadet ederken “allahın bir olduğunu ve muhammed mustafa’ nın allahın kulu ve resülü olduğu” yönünde edeceğim…
25.04.2010 / 02:45
—————————————————————————
Madem ki Dürüstüm o Zaman İtiraf Etmeliyim…
Hayatımın değişmez ritueli…
insanlar neden itiraf ederler sorusunu kendime sorduğumda daha temiz bir hayat istedikleri için geçmişe dair yaşanmış olan kötü anları silmek istediklerini düşünürdüm. Güzel şeyler de itiraf edilmez mi ? tabi ki edilir.. Yıllar sonra karşılaşılan eski sevgiliye “ben en çok seni sevmiştim ve hatta seni öyle çok sevişim ki senden sonra kimseyi almadım hayatıma” şeklinde gelişen hayatın iç burkan fotoğrafını çeken kişinin itirafı yüzeysel olarak kötü olsa da özünde iyi bir itiraftır..
madem ki dürüstüm itiraf etmeliyim ki ben sürekli sonunda değil, en başında itiraf ederim… en başında itiraf edenlerden biri olarak bunun tek sebebinin de temiz bir hayat istemek değil, gelecekte olacaklar için suçluluk duygusu taşımamak için olduğunu itiraf ediyorum…
geçmişe dair itiraflarımı sadece çok ciddi şekilde korunan dijital ortamlarda sakladığım için bunu da itiraf etmeliyim ki onları ben ölmeden hiç bir güç öğrenemez…
—————————————————————————
Rolantide Bir Hayat İstiyordum ki…
bir süredir hayatımda bir rolanti ayarı tutturamamanın sıkıntısını yaşıyordum ki çok şükür bu da geçti.. kontrol dışı gelişen bir çok durum karşısında 8 parçaya bölünüp cebelleşmenin verdiği yorgunluk hayatımın tüm dinamiklerini harekete geçirmişti…
hayata dair önceliklerim değişti ve bu değişim ile hayatta en çok şikayet ettiğim güven probleminin aslında geçmişe dayanan yaşanmışlıkların psikolojik getirisi olmadığını bir kez daha görmüştüm..
güven kavramı herkes için farklı anlamlar taşır.. benim için herkes eşit güvenilir ve eşit güvenilmez durumdadır. Bu ne demek ? şu demek ki herkese yapacağı ilk yanlışa kadar sınırlı bir güven duygusu geliştirim yadırgamam, yargılamam zaman içerisindeki davranışları ile güven puanı artar yada bir anda üzeri çizilmiş ve hatta hiç tanınmamış bir insan olarak hayatımdan çıkar gider…
hayatımın her şekilde güzel geçtiği günlerde daha çok zaman ayırdığım, birşeyler paylaştığım insanlar hayatımın devrinin yükseldiği günlerde onlar için ayırdığım zamanın 10/1′ ini dahi ayırmadıklarını görmek ve hatta bu yüksek devirli geçen ilk günlerde gördükleri ilk benzin istasyonuna girip, “hocam benim araba 90 KM hız üzerinde çok yakıyor sana uğurlar olsun” demeleri insanlara güvenmiyor olmam konusunda benim için çok yeterli bir refleks.
en son ciddi problemim babamın rahatsızlanmasıydı ve o dönem tüm dengelerim alt üst olmuştu ondan öncesinde en çok zaman ayırdığım, birşeyler paylaştığım ve yeni yeni tanımaya başladığım güvenmek istediğim kişi babamın rahatsızlığının ortalama 3. gününde artık hatırımı bile sormaz olmuştu :=)
şimdi mi … yazımın başında da belirttiğim üzere çok şükür rolantide bir hayat yaşıyorum ve yeni yeni gelişmeler yaşanıyor…
belki bunun sonucuda aynı olacak, belki bu güzel günlerde yanımda olan, uzun süredir duymadığım sözleri söyleyenda hayatımın rolantisi kaçınca uzaklaşacak, diğerleri gibi olacak…
çıkmaz sokak olmadığından emin olduğum sürece sonunu görebilmek için hep yola devam ettim ve bundan vazgeçmeye hiç niyetim yok..
hayatı tanımak için ihtiyaç duyulan tek şeyin mücadelici bir ruh olduğunu, insanları tanımak için ise hep sonuna kadar yaşamak gerektiğine inanıyorum…
belki emeklilik günlerimde tecrübelerimi toparlar bir kitap yazarım..
23.04.2010 / 02:37
—————————————————————————
Tabi Medya ve Yeni Sunucusu
bilindiği üzere tabi medya isimli şirkete uzaktan sistem desteği ve sunucu danışmanlık hizmeti vermekteyim. madem ki danışmanım artık sistemleri yenileyelim dedim ve önerimi tabi medya yöneticisi erkan bey ile çok uzun süren ikili toplantılarımızda değerlendirdik.
karar verdik tabi .. windows server 2008 işletim sistemli 4 çekirdekli işlemcisi olan çok kalendar bir sunucu kiraladık Olayın finans kısmını hallettikten sonra eski sunucudaki dataları bir bir yeni sunucuya aktarma işlerini planlamaya koyuldum.
çok deli mühendislik hesaplamalar yaptım, (tüm hesaplamalarımda pi sayısında 3,14 değerini baz aldım, pascal’ ın üçgeninden, gauss’ un sisteminden yararlandım, az biraz calculus, bir tutamda obeb/okek serpiştirdim) ince eledim, sık dokudum.
sonuç mu haliyle tüm işlemler başarı ile tamamlandı. sunucu takla ata ata çalışıyor e hadi bakim…
—————————————————————————
4 gün şehir dışındaydım…
28 mart günü izmit’ e gittim ve bu sabah itibarı ile geri döndüm, işimin başındayım. Gidiş yolu kendi arabamızla olduğundan dolayı oldukça keyifliydi.(Yolda gördüğüm kazalar hariç tabi ki )
Dönüş yolu tam bir faciaydı neden mi bir otobüs ile 8 saat yolculuk yaptım dötüm tepsi gibi dümdüz oldu diyebilirim. Uykusuz bir gecenin sabahında ofisteyim ve işimin başındayım..
allahım nolur bu gün yoğun bir gün olmasın
—————————————————————————
Okul Arkadaşlarımla Görüşüyoruz…
şu feysbuk denen hede sayesinde ne kadar eski arkadaşım var ise bulmaya başlıyorum :=)) Önce ilkokul arkadaşım beni buldu ve tesadüf odur ki fesybuk üzerinden görüşmeye başladıktan kısa bir süre sonra İzmir’ e yerleşti :=))
fırsat buldukça onunla görüşüyoruz…
Bu gecede lise arkadaşlarım ile görüşütüm.. Dile kolay 1999 dönemi mezunu olarak 11 sene sonra görmediğim arkadaşlarım ile bir araya gelmek ve eski günleri yad etmek gerçekten bana çok iyi geldi.
evet tahmin edildiği üzere çok uslu ve derslerine yoğunlaşan bir öğrencilik hayatım olmamasından mütevellit tüm enerjimizi haytalık, serserilik, bilimum kavga olayları, okulu kırma, okul içerisinde yapılmaması gereken herşeyi yapabilme konusunda çok iyi seviyelerdeydik
) hepsini bir kaç saate sıkıştırdık…
arkadaşlarımın bir çoğunun evlenmiş olması, evli olanların çoğunun çocuk sahibi olması yada bu mucizevi olay için gün saydıklarını duyduğumda yaşlanmaya başladığımı düşündüm yeniden :=))
ah ulan gençlik yıllarım ahh ….
—————————————————————————
Ve babam beni çok korkuttu…
bir çoğumuzun hayatında baba figürünün önemi tartışılmaz bir öncelik.. benim için bu durum biraz daha ileri bir seviyede olması nedeni ile babam ve ona dair gelişen olumsuz hadiseler beni oldukça etkiliyor..
geçtiğimiz günlerde aniden rahatsızlanması beni inanılmaz sarstı ve çok korkuttu… Sadece babam olduğu için değil, gerçekten örnek bir insan olduğu için hayatımın değişmez idolü, güçlü insanı, sakin, soğuk kanlı ve dingin yapısı ile kendime sürekli onu örnek aldım.
istediği herşeyi yapamıyorum ama bunun için gerçekten elimden geleni yapmaya çalışıyorum..sonsuz sabrına ve kendi başına gelen her olaya inanılmaz soğuk kanlı ve sakin yaklaşan o adamı ani bir rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırdığım ve acil serviste sedye üzerinde tepkisiz yattığı dakikalarda hayatımın tüm önceliklerinin bir kez daha değiştiğini hissettim..
hatırlarmısın bilmiyorum ben küçüktüm ve sen işteyken yaptığım yaramazlıkları akşam eve geldiğinde sana rapor eden annemin anlattıklarını sonuna dek sakince dinledikten sonra bana döndüğünde o sakinliğinden eser kalmıyordu :=))
küçükken senden çok korkuyordum baba.. o zamanlar savunmasız bir çocuktum ama şimdi kocaman adam oldum ve dünya üzerinde gözümün gördüğü, kulağımın duyduğu hiçbirşeyden korkmadığımı düşünürken sen yine beni çok korkuttun…
seni kaybetmekten çok korktum baba…
—————————————————————————
2010 mart ayında ilk motor kazamı yaptım
herşeyden önce bu yazıyı okuyor ve yakın bir tanıdığım isen bu konu hakkında aileme tek kelime edersen gözüme görünme :=)) Evet aile bireylerimden bunu sakladım ve söylemeyi düşünmüyorum. zaten motorsiklet kullanmama soğuk bakıyorlardı bu küçük kazayı duymaları şu durumda açıklanabilir birşey değil :=))
çok şükür hafif bir kazaydı ve ne ben ne de motorum hasar almadık ve umuyorum ki son kazam olur..
—————————————————————————
2010 Şubat ayında A2 sınıfı motorsiklet kullanma ehliyeti aldım. Evet çok sancılı bir süreçti..
—————————————————————————
ve yine 2009 Aralık ayında Hyosung 250 GT modeli bir motorsiklet aldım.
yıllardır aklımın hep bir köşesinde olan motorsiklet hayatlim gerçek oldu. evet tehlikeli bir hobi biliyorum.. orta karar bir araba parasını motora vermek, bu hazzı hayatında hiç tatmamış olan bireylere anlatılabilir ve hiç bir zaman mantıklı gelmeyecek bir eylem olduğunu çok iyi biliyorum..
rüzgarı hissetmek, özgürlüğün tadını çıkarmak ve risk alabilmek..
—————————————————————————
2009 aralık ayında yeniden Niobe Telekom’ da Windows Sistem Yöneticisi olarak çalışmaya başladım.
hiç bitmeyeceğini düşündüğüm ve hayatımda ki en kötü sene olan 2009′ un bitmesi için dua ettiğim günlerde yeniden Niobe için çalışmak özlediğim, istediğim ve beni mutlu eden birçokşeyin bir arada bana doğru geldiğini hissetmeye başladım.
kendimi yeniden bulduğumu düşünüyorum ve yaptığım işi seviyorum.. evet çok yoğun bir tempo ile çalıştığımız doğru ama yaptığım işi seviyorum..
tabi ki niobe ailesinide…
—————————————————————————
2009 nisanda Ankara’ dan İzmir’ e geri döndüm.
güzel başlayan işlerimiz beklediğimiz gibi sonuçlanmamıştı ve İzmir’ de doğup büyüyen birisi olarak Ankara’ nın büroksasisi, gri, donuk ve soğuk havası, eğlence kültüründen uzak bir hayat sürmek beni de sıkmaya başlamıştı.
işlerimizin de beklediğimiz gibi gitmemesi, krizin sarsıcı etkileri ile birleşince tıpkı gidişim gibi ani bir karar ile geri döndüm. Evet çok zordu bir şehirden başka bir şehire taşınmak, ordaki hayata alışmaya çalışmak falan ama geriye dönüş biraz iyi gelmişti.
ha bu arada izmir’ de hiçbirşey bıraktığım gibi değildi ve çok zor bir sene geçirdim. hayatımın kayıp yılı diyebileceğim (2009) kocaman bir sene…
Şimdi mi çok şükür herşey yolunda…
Etiketler: Değişim ve Gelişim, Lokman KÖROĞLU
İnternet çağının gerekliliklerinden birisi de hiç şüphesiz e-posta hizmetidir.Fakat bu spam mail adı verilen istenmeyen reklam mailleri herkesi canından bezdirmiştir.Bu durum tıpkı evinizin posta kutunuza sürekli broşür, indirim vb. gereksiz görülen materyallerin atılmasına benzer.
Son 5 Yorum